yeni dünya düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni dünya düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2012 Cumartesi

Madonna

Madonna'nın, Marmara Denizi'ni yapay göl diye tabir etmesini tartışmak yerine sizlere birkaç şey sunacağım canlarım. Ama yinede bu konuya değinmek istiyorum. Amına koyim böylesine bir cahilliği, hani 19:00 haberlerinde yoldan çevirip birilerine soru yöneltirler ya " Kıbrıs nerede ? " sorusuna " Rusya'nın komşusu olması lazım " gibisinden sikindirik bir cevaba verilen tepki kadar küçük olmaması lazım. Çünkü böylesine cevabı veren kişi, dünyanın en çok hayran kitlesine sahip sayılı kişilerinden biri. Biz Amerika'ya gidipte Niagara Şelalesi'ne " dere mi burası hani kurbağalar ? " diye tepki versek cahilin daniskası oluruz herhalde. Bana göre Madonna'nın bu cahilliği küçümsenecek boyutta değil. " Ülkeniz sikimde değil ben parama bakarım yeaa " kafasında olduğu gayet ortada.

Aslında konu sadece para değil. Tv kanallarında birçok haberde " Müslüman ülkede Hristiyanlık Propagandası yaptı " tepkisinin verilmesi komik. Bu tanımdaki tek doğru olan kısım bir propagandanın yapılmasıdır. Ama bu haliyle bir kesimin, Madonna'nın ününü kullanıp, tüm dünyaya verebileceği bir mesaj halini alıyor. Ne saçmalıyor yine bu amına koyim diyen panpalarıma özel capslerim var az sabırlı olsunlar.

Madonna'nın önceki performanslarından ve bir klibinden sizlere birkaç ifşada bulunacağım canlarım. Onların takibinde ise şuan düzenlemekte olduğu turnelerinden birkaç ifşa yapacağım.

" Dünya Barışı " çatısı altında bizlere neler yediriyorlar bir bilseniz amına koyim. Bizzat kendim bir tshirt ( tshirt ne amına koyim bildiğin tişört işte hehe ) gördüm ve capsini aradım belki netten bulurum da sizlere gösteririm diye. Malesef bulamadım. Tişörtün üzerinde şu meşhur piramit ve göz vardı ve altında kocaman World Peace ( Dünya Barışı ) yazıyor. Dünya Barışı'ndan kasıtları ne olabilir acaba ? Dünya üzerinde tek bir devlet olması akla gelen ilk teori. Ama ne yazık ki sadece teori olarak kalmayacak gibi. Her neyse ifşamıza giriş yapalım artık. Durduk yere neden Dünya Barışı hakkında çene çaldığımı konunun gidişatında anlayacaksınız canlarım.

Madonna, Amerikan Futbolu finalinde yani Super Bowl'un devre arasında bir gösteri yaptı. Gösterisi, olağan şekilde karşılanacak türden değil. Çünkü kendisinin, örgüt içindeki yerini tam anlamıyla belirten kostümler ve sahne şovları içeriyor bu gösteri.  " Örgüt içindeki yeri " 'nden kastım,  kendisi diğer başlıklarımı süsleyen sözde sanatçılar gibi ( Rihanna, Lady Gaga vb. ) basit bir sex kölesi olmayışı. Kendisi bundan daha üst düzeydedir. Belki de önceki zamanlarda bahsı geçen kişiler gibi sex kölesiydi. Ama artık görünüşe göre öyle değil.


Madonna bu kostüm ile karşımıza çıkıyor. Kostümü, Babil tanrıçası İştar'ı andırmaktadır. Tanrıça İştar, Venüs gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasıdır. 


İştar'ın temsili resmi buyrun. Madonna'nın tahtının arkası İştar'ın kanatlarını temsil ediyor. Tacına bakacak olursak o da farksız.  Bereket, aşk, savaş ve seks tanrıçasını taklit etmesi bir tesadüf değil aksine kasıtlı yapılmıştır.


Birçok Romalı asker ve kadın ile karşılanıyor.



Sfenkslere dikkat etmenizi istiyorum. 


Üstteki caps ile birbirlerine oldukça benziyorlar değil mi? Bu bir tarot kartıdır. Kazanılabilir bir savaşı temsil eder. Sembolik bir şey haliyle.


Gösterinin bitişinde ise büyük bir " Kanatlı Güneş Diski "  beliriyor sahnede. İnançlarına göre Horus, karanlıkla savaşan güneş gücüdür. Kanatlı güneş diski, Ra’nın  güneş gücünün ve hayatın yenilenmesinin sembolüdür. 

Kanatlı güneş sembolü Masonlar, Gül Haçlılar gibi gruplar tarafından günümüzde de kullanılıyor.


Mason locasında bulunan kanatlı güneş sembolü.


İlk gösterisinin ifşası bu kadar. Şimdi Give Me All Your Luvin şarkısına değinmek istiyorum. Bu şarkıdan pek bahsetmeyeceğim sadece birkaç şey söylemem gerekiyor. Yine Madonna'nın bu örgütteki yerini apaçık belli eden bir klip.

Super Bowl'da bu şarkının performansını da gerçekleştirdiler.


Madonna'nın yanında Nicki Minaj ve Mia bulunuyor. Kendileri henüz yeni bu sektörde. Ama Nicki Minaj , çok ağır zihin kontrollere uğramış durumda. Kendisi bariz sex kölesidir. Birçok klibinde dikkatinizi çekmiştir ( özellikle Stupid Hoe ) leopar desenli giysiler giymektedir. Bu başlığımda sizlere Beta Programlamadan bahsetmiştim. Bu programlama ile tam anlamıyla bir sex kölesi oluşturulabilir. Üşenen panpalarıma yaptığım açıklamayı aynen göstereyim.

Beta : Cinsel programlamadır ( seks köleliği ) . Ahlaki inançları ortadan kaldırır ve engellenmeden yoksun ilkel iç güdüler ile hareket edilmesi sağlanır. Kedi baskılı giysiler  bunun en önemli göstergelerindendir. 

 Madonna,  şarkıda tam teşekküllü bir sanatçı olarak bizlere takdim ediliyor. Yanındaki Nicki Minaj ve Mia ise onun kölesi, tezahüratçılarıdır.

Son performansına geçelim.


Performansı başladığı sırada bir göz beliriyor. Performansın İlluminati etkisinde olduğunu ima ediyor.


Performansı " World Peace " sloganı ile son buluyor. World Peace sloganı Yeni Dünya Düzeni'nin farklı bir ambalajıdır. Yeni Dünya Düzeni'ni, Dünya Barışı adı altında bizlere kakalıyorlar. 

Madonna'nın son günlerde yaptığı turneye geçelim.

Bu tur, MDNA Tour olarak biliniyor. Bu aklınızın bir köşesinde dursun birazdan işimize yarayacak.

İsrail'de yapılan konserden görüntüler sunuyorum sizlere canlarım.


Konser esnasında bir görüntü. Sizlere Beta programlama & sex köleliği hakkında ne demiştim hatırlıyor musunuz ? Hatırlamayan panpalarıma tekrardan hatırlatayım.

Beta : Cinsel programlamadır ( seks köleliği ) . Ahlaki inançları ortadan kaldırır ve engellenmeden yoksun ilkel iç güdüler ile hareket edilmesi sağlanır. Kedi baskılı giysiler  bunun en önemli göstergelerindendir. 

Madonna'nın böylesine bir kostüm giyip, leopar desenli sütyen takması capste dikkatinizi ilk çeken şey olmuştur eminim hehe. Leopar desenli sütyen, sexy görünmek için mi seçilmiş ? Pek sanmıyorum.

Madonna, konser sırasında Dünya Barışı hakkında zırvalıyor. Performans sırasında elinde AK-47 bulunuyor. Nasıl bir çelişkidir bu amına koyim.


Dünya Barışı ? Ben almayım sağolun. Dikkatiniz çekmiştir herhalde soldaki sürtükte leopar desenli peçe, sağdaki sürtükte ise Madonna'da olduğu gibi leopar desenli sütyen bulunuyor. Bana soracak olursanız ima etmeye çalıştıkları şey, yanındaki kadınların programlanmış olmasıdır. Ellerindeki silahlar da bunu temsil ediyor. Beta programlama dışında 3 programlama şekli mevcut. Yine Bu başlığımda bundan sizlere bahsetmiştim.

Delta : Katil programlama olarak bilinir. Özel operasyonlar için ajanlar veya elit askerlerin yetiştirilmesi için kullanılır. Adrenalin ve kontrollü saldırganlık belirgin özelliğidir. Denekler korku yoksunudur. Kendini yok etme ve intihar talimatlarını sorunsuz yerine getirmektedirler.

Ellerindeki silahlar belki de Delta programlamayı temsil ediyordur ne dersiniz ?


Sizlere bu turun adının " MDNA Tour " olduğundan bahsetmiştim. Kasıtlı şekilde oluşturulmuş bir benzerlik midir bilemem ama MDMA Ekstazi anlamını taşımaktadır yani bir çeşit uyuşturucu. Tesadüften öte bence. 

Performans sırasında rahip kostümlü şahısların , erkek striptizciye dönüşmesi de söylendiği gibi " Hristiyanlık Propagandası " nın bir ürünü mü? Sanmıyorum.


Madonna'nın tekrar bu şekilde gösteriler ile göz önüne getirilmesi para için yapılmasından çok, belli bir amaca hizmet etmekten başka bir şey değildir. " Dünya Barışı " kulağa hoş gelen ambalaj. Ama bu ambalajın içinde bulunan Yeni Dünya Düzeni'dir. 

Kısa ve öz bir ifşa oldu. 

Sağlıcakla kalın canlarım.


Özet: Yok ablacım yapay göl değil bak vallaha.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

2012 [ Film İfşası ]

Evet canlarım ilk film ifşasıyla karşınızdayım. Sizlere belirttiğim gibi ilginin ve olumlu tepkilerin artmasıyla birlikte film ve oyun ifşalarında bulunucağımı belirtmiştim. Sözümün eriyim ve hiç sıkılmadan okuyacağınızı garanti edeceğim bir başlık ile karşınızdayım. Başlık için uzunca bir uğraş sarfettim ama değeceğine eminim. Tepkiler olumlu şekilde olursa ve yeteri kadar ilgiyi görürse film ifşaları devam edecektir haliyle. Bu filmi seçmemin sebebi, korku politikası ile gişe yapan en belirgin film olmasıdır. 21 Aralık 2012 tarihini yıllarca uğraş sonrasında bilinçaltımıza işlediler ve bunu Mayalara mâl ettiler. Mayalar ile olan ilgisi ne kadar doğru ne kadar yanlış bunun hakkında yorum yapamam çünkü konu hakkında bir bilgiye sahip değilim. Herkes bu tarih için bir beklenti halinde. Ama kesin olan şu varki , gezegenler uyum içinde bir hizaya ulaşacaklar.


Böylesine bir olayın bilimsel olarak tek açıklaması meteor yağmurları veya çeşitli jeolojik ve gök olaylarının olmasıdır. Diğer sikindirik teoriler sadece korku politikasının işleyişidir.

Herneyse piçler film ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum sizlere. Bu sikindirik filmi sinemada izlemiştim. Evet inanılması güç ama böylesine bir tuzağa para verende var amına koyim. Neden mi üzerine basa basa tuzak dedim ? Tabir ettiğim gibi korku politikası ile birçok sektör bu 2012 zırvalarından çıkar elde etti. Birçok kitap basıldı, tv kanallarındaki programlar reyting sağladı ve gördüğümüz üzre film bile yapıldı bu konu üzerine. Sonucu fıs çıkabilecek bu konu için herkes bir bekleyiş içinde. Halley reklamında bile bas bas bağırıyor 21 Aralık 2012'de kıyamet kopucak diye amına koyim hehe. Buyrun bahsi geçen reklam.

Film ile ilgili konuşmaya geçecek olursak konu dünyanın sonu ile ilgili. Ama bu kıyamet sadece fakirlere mi kopuyor amına koyim ? Zenginler yine götü kurtarıyor her zamanki gibi sikilen fakirler oluyor. Filmi izleyenler demek istediğimi anlayacaktır. İzlemeyenlerse konunun akışında demek istediğimi gayet net anlayacaklar. Ama yinede şöyle bir bilgi vereyim. Elit kişiler yani benim tabirimle cüzdanı kabarık olan taşşaklı abilerimiz, götlerini kurtarmak için bir plan oluşturup Çin'de devasa bir gemi için bilet almışlardır. Tabi bilet fiyatları el yakar cinsten oluyor haliyle. Bu gemiye binen azınlık, sözde kıyamet koparken zarar görmemişlerdir. Geriye kalan fakir çoğunluk telef olmuştur. Filmin, konu hakkında bize verdiği mesaj " Eğer birşey olursa, zengin ve güçlü azınlık yaşayacak ve geri kalan fakirler ölecek" gibisindendir. Aslında filmin tam anlamıyla özetide budur. Ama bana soracak olursanız YENİ DÜNYA DÜZENİ için kitlelere belirli mesajlar vermek filmin asıl amacıdır. Araç olarakta bu film göz önüne sunulmuştur.  YENİ DÜNYA DÜZENİ masonların en başından beri olan tek din, tek devlet ilkesine dayanarak uygulanacaktır. Bunun içinde bir yıkım yapılması gerekiyor haliyle. O yıkımın bu filmdeki gibi yapılması muhtemeldir.

Filmde sembolik olarak birçok şey mevcut. Bu da benim ilgimi çekip bu filmin ifşasına yönelmemde önemli  bir etken oluyor haliyle. Neyse piçler bu kadar zırvalamak yeter artık filme geçelim.

Öncelikle filmin kapak resimlerinden birkaçına göz atalım.


Bizi en çok ilgilendiren kapak resmi bu olacak. "Ne alaka amına koyim" tepkisini veren panpalarım bekleyin ve sakinleşin konunun gidişatında vericem cevabınızı.



Evet film kapakları bunlardan ibaret. Daha fazlası elde edilebilir ama ana fikir bunlar yani yansıttıkları aynı şeyler. 

Filmimizin ifşasına başlıyorum canlarım. Arkanıza yaslanın ve kendinizi bana bırakın. Filmi izlememiş panpalarım için de ayrıca filmin konusu için bilgiler vericem.

Film 2009 yılından itibaren olan değişiklikleri bize belirtiyor öncelikle.Birkaç bilimadamı güneşteki patlamaların, dünyanın çekirdek sıcaklığını yükselttiğini keşfeder. Adrian Helmsley ( aynştaynın tohumu & jeolog ) dünyanın sonunun hızla yaklaştığını anlar. Zaman kaybetmeden Washington'daki üst düzey yöneticileri bilgilendirmek için yola koyulur. Bu üst düzey orospu çocukları, halkı bilgilendirmek yerine kendi götlerini kurtarmak amacıyla Çin'de gizlice bir gemi inşasına başlarlar. Bu geminin bilet fiyatı ise 1 milyar eurodur. Malesef Titanik filmindeki gibi biletine kumar oynayan kimse yok hehe. Fiyatın böyle olması felaketten sadece elit kesimin kurtulmasını sağlıyor. Fakirlerin hepsi telef oluyor haliyle.


Ünlü eserleride koruma altına alıyorlar haliyle.


Tüm felaket filmlerinde olduğu gibi halk ayaklanıyor. Ama bu seferki oldukça aptalca. Çünkü elit kitleler gizli kaçış planını uygularken , G8 zirvesi için ayaklanıyor halk.


Gizli planları ve dünyanın sonunun yaklaştığını öğrenen cengaver abilerimiz bu olanları  halka açıklamak için basın toplantısı yapacağını açıklar. Ama tabiki elit kesim bunlara izin vermez ve herbirine suikast yapar. Suikaste uğrayanlardan biri de Müze Müdürüdür. Ama filmde normal olmayan birşey var. Sözde kazanın olduğu tünel, Prenses Diana'nın öldürüldüğü Pont d'Alma tünelidir. Aralarındaki benzerlik şudur. İkiside kaza süsü verilen suikasttir. Filmde bizlere biz mesaj verilmek isteniyor olabilir mi? Mesajınız başarıyla iletildi hehe.


Gazete küpürlerinde bulunanlar, yukarıdaki capste belirttiğim gibi aynı nedenden dolayı öldürülen şahıslardır. Elit kimseler halkın bilinçlenmesine hep engel oluyorlar. Tıpkı şuanki gibi. Bu suikastler geçmiştede yapıldı, hâlâ yapılıyor ve yapılmaya devam edecek.


2012 Londra Olimpiyatları olaylı olarak bizlere gösteriliyor. Filmdeki bu sahneler bir öngörü olabilir mi? 

Şuana kadarki sizlere göstermiş olduklarım filmi izlemeyen panpalarıma hizmettir. Kısaca olan olayları anlattım. Şimdi ise ifşalar yavaş yavaş başlıyor. Çiş molanızı verin ve devamını soluksuz okuyun hehe.

Filmin kahramanı Jackson Curtis bir yazardır. Kitabının adı "Elveda Atlantis"tir. Ahanda üstüne basa basa söyledim. Filmin en önemli ayrıntısıdır bu. 

Sizlere öncelikle Atlantis ile ilgili bilgi vereyim. Atlantis, birkaç bin yıl önce sulara gömülen batık bir kıtadır. Gelişmiş ve son derece ileri bir uygarlıktı. Rivayete göre kıta sulara gömüldükten sonra bazı kazazedeler Mısır, Amerika,Asya gibi ülkelere & kıtalara yelken açmışlar. Kazazedeler Mısır'da , Mayalar'da ezoterik bilgi öğretmenleri olarak kabul edilir.Bu gizli kıtanın aslında bilginin kökeni olduğu söylenir. 


1605 yılında yayınlanan Francis Bacon'un " Yeni Atlantis  " Masonluk ve Gülhaç ilkelerine göre bilim ve aklın hakim olacağı ideal bir toplumu anlatmaktadır.Kitabın, Amerika'nın kuruluşunun planı olduğu iddia ediliyor.

Kısaca Amerika, Masonluk ve Gülhaç ilkeleri üzerine kurulmuş bir ülkedir.

Francis Bacon'un " Yeni Atlantis " kitabı Amerika'nın kuruluş habercisi olarak görünüyor, Jackson Curtis'in ( hatırlamadınız mı amına koyim filmimizin kahramanı yazar olan abimiz ) " Elveda Atlantis " ise yıkımın habercisi olarak görünüyor. Kitap isimlerine bakın amına koyim bunu anlamak için aynştayn olmaya lüzum yok hehe. Yeni Dünya Düzeni'nin oluşumu için Nuh'un Gemisi'nin modern versiyonu yapılacaktır ve sadece elit azınlık sağ çıkabilecektir. Filmde, Çin'de inşa edilen gemiler bunun temsilidir. 


Evet piçler  filmde yansıtılan afet olaylarına geçelim. Bu olaylarda bizlere verilmek istenenler ve bizlere çağrıştırdıkları oldukça farklı. Konunun gidişatında bunları farkedeceksiniz. ( edemesenizde ben ettiririm hehe. )

Film ilerledikçe dünya ısınmaya başlar ve çatlaklar Los Angeles'ta görünmeye başlar. Kitle iletişim araçları ise bu sıralarda büyük rol oynar.


Charlie Frost, radyo sunucusudur.  Filmde yediği damga " Komplo Teorisyeni " dir. Ama filmin sonlarına gelindikçe söylediklerinin doğruluğu ispatlanıyor. Şuan benim görünüşüm bile birçok kişiye göre komplo teorisyeni olmamdır hehe. Hollywood filmlerine göre gerçeği arayan kişiler hep komplocu, işe yaramaz, güvenilirliği olmayan kişiler olarak bize yansıtılıyor. Bu filmde de öyle haliyle



Charlie Frost, Jackson Curtis'e gerçekleşecek olayları ve Çin'deki gemilerin inşa edildiği yerin haritasının yerini söyler. Haritaların bulunduğu rafta Marilyn Monroe ile ilgili bir bölme de mevcut. Burada yine bir gönderme var sanırım. Marilyn Monroe, otel odasında ölü bulunmuştu. İlluminati tarafından öldürüldüğünü kanıtlayamam ama eceliyle ölmediğini size söyleyebilirim.


Projenin ( Gemilerin işe koyulması ) başlatılması mesaj olarak bilet alan kişilere haber verilir.

Evet artık felaket sahnelerine geçelim. Filmin can alıcı yerleri haliyle burası oluyor. Felaketler sırasında birçok önemli anıtın tahribi bizlere gösteriliyor. İzleyen panpalarım farkına varmış olmalıdırki bu tahrip edilen yerler hep dinsel açıdan bir kesim için önem taşıyan değerlerdir. 


Bahsettiğim şey tamda bu. Brezilya'da bulunan " Kurtarıcı İsa " heykeli yıkılıyor. Körfez Safaşı sonrasında Saddam Hüseyin'in heykelinin yıkılmasını andırdı bana. Yani bu boyuttaki anlamıyla dinlerin yıpranmasını , yozlaşmasını ve ortadan kaldırılmasını temsil ediyor. 




Bir başka sahnede Vatikan'da ( Katolik inancının merkez üssü ) St Peter Bazilikası zarar görüyor ve binlerce insan burada ölüyor. Ama yıkım sahnesine iyice bakmanızı istiyorum. Tanrı ve Adem'in parmaklarının arasında bir çatlak oluşuyor. İnsanlık ve Tanrı'nın arasındaki bağlantının kopuşunu temsil ediyor. 

Filmde Kâbe'nin yıkılışını gösteren bir sahnenin olması bekleniyormuş ama İslami gruplardan alınacak tepkiler yüzünden bu sahnenin çekilmesinden vazgeçilmiş. Kaynak Buyrun 

Dinlerin ortadan kalkacağı temsilen bu şekilde filmde bizlere gösterilmektedir. Masonların amaçlarından biri ilahi dinleri ortadan kaldırıp onun yerine yapay bir din oluşturmaktır. Bu yapay dinin ilahı tabiki şeytan olacaktır. Satanizmdir yani bu.


Sadece dini anıtların yok edilmesi gösterilmemiştir. Aynı zamanda siyasi önem arzeden yerlerin yok edilişi gösterilmiştir. Bu sahneler ise tek bir dünya hükümetinin kurulmasından önce ulus devletlerin düşüşünü simgeliyor. Filmde Beyaz Saray, kendi savaş gemisiylen vurulduktan sonra suların altında kalır.


Amerikan başkanı sonkez ulusa seslenir. Her zamanki sembolik bir şekilde kaptan batan gemisini terketmez. Diğer bir deyişle insanların sözde demokratik bir şekilde seçilmiş olan temsilcilerin elit grubun arasında yeri yoktur. Yani demek istediğim bir örgüte dahil olmayan veya bir ülkenin maşası olmayan iyilik meleğidir kendileri. Tabiki filmin bize göstermek istediği budur. Ama bana kalırsa demokratik bir seçim her ülkede yoktur. Yani seçim yapılır ama bu seçim tamamen semboliktir. Seçim yapılmadan sonuç her zaman bellidir. Elit bir grubun çıkarlarına hizmet eden şahıslar kukla niyetinde ülkelerde sözü geçen kişiler olmuşlardır her zaman. Hala da bu gördüğümüz üzre devam etmektedir. 


Başlığın başından beri bahsi geçen o gemi. Nuh'un gemisinin modern halidir kendisi. 


Nuh'un Gemisi için açık bir kinaye. Helikopterle gemiye hayvan taşınıyor.


Evet o elit aile bireylerinden biri İngiliz Kraliçesi'dir haliyle. Kendisinin soyu Firavunlara kadar dayanmaktadır. Özellikle gösteriliyor kendisinin gemiye binişi. Elit kişilerin gemiye alındığının bir kanıtıdır hatta bu sahne. Elit kişilerin ardından genetik bilimciler yani genel olarak bilimadamlarıda gemiye alınmaktadır. Çünkü Yeni Dünya Düzeni'nin gelişmesinde önemli rol alacak kendileri.


Filmin son sahnesinde takvim sıfırlanır. Felaketin ardından, insanlık yeni bir döneme ve yeni bir takvime geçer. Bir önceki takvim ( şuanki kullanılan ) İsa Mesih'in doğumuna dayanmaktadır. Takvim sıfırlama ise Mesih döneminin bittiği anlamına gelir. 

Filmin sonunda Afrika kıtası hariç tüm dünya su altında kalır. " Umut Tepesi " adında biryer dünyanın yeni zirvesidir ve uygarlığın yeni beşiğidir. Peki bu mutlu bir son mu? İnsanlığın %99'unun ölmesi söz konusuysa bence değil.

Bu filmde bizlere gösterilmek istenen Yeni Dünya Düzeni'nin işleyişidir. İlahi dinlerin ve ulus devletlerin ortadan kalkması çeşitli şekillerde sembolize edilmiştir. Tek Din & Tek Devlet ilkesi masonların dolayısıyla Yeni Dünya Düzeni'nin en büyük emelidir. Bunu uygulamaya koymak için büyük bir kıyım ve yıkım yapılması gerekiyor. Buna bir kalıp uydurmanın en kolay yolu doğal bir afet sonucu insanlığın büyük bir kısmının yok olmasıdır. Bunun temelini yıllar önce hazırlayıp  küresel ısınma, dünyanın sonu gibi bizlere işlediler. Bu kalıba mecburen uyucaz ve elimizden pek birşey geleceğini sanmıyorum. Eğer böylesine bir şey olursa hayatta kalacakların çok büyük bir çoğunluğu elit aile mensupları ve bilimadamlarıdır. Haricinde bulunan bizlerse ele mahkum şekilde bekleyip olanları izleyeceğiz. Ya da sadece korku politikası uygulayıp insanlara, " adam olun ayağınızı denk alın amınıza koruz " mesajı vermektir amaçları.

Son olarak eklemek istediğim birkaç şey var. Önceki başlıklarımda belirttiğim gibi medya insanları yönlendirmekte önemli bir araç. " Küresel ısınma ve 2012'de kıyamet gopacak " zırvaları ile kafamızı siktiler. Küresel ısınma var ise bu kadar abartılacak boyutta olmayacağından emin olabilirsiniz. 

Uzunca bir uğraş verdim piçler. Eğer olumlu yönde ilgi olursa film ifşalarının devamı gelecek. 
Sağlıcakla kalın canlarım.

Özet : Fragmanı izleyin amına koyim.