Ama yakın bir zamanda izlediğim " Dünya : Bir gezegenin öyküsü " adındaki program beni iyice kıllandırdı. Hani şu hep savunulan " Evrim Teorisi " var ya , belgesel boyunca bu teorinin ışığında bilgiler veriyor bu belgesel. Neymiş efendim, yok bu hayvan öyleydi evrim geçirdi böyle oldu. Yok efendim biz maymunduk, 5 çayından önce aceleyle insan olduk çaya yetiştik gibi zırvalar. He amına koyim pokemonuz biz ya zaman geçtikçe evrimleşip gelişiyoruz. Hatta evrimin bariz kanıtı Pikachu'dur. Raichu'ya dönüştü kendisi.Başlığın gidişatında, belgeselde bizlere " gerçek " diye sunulan şeylerin ne kadar aptalca olduğunu göreceksiniz canlarım.
Bu başlığımda National Geographic hakkında sizlere birkaç şeyden bahsetmiştim. Aynı şekilde , bu başlığımda da biraz bahsedeyim sizlere.
Logoya dikkat etmenizi istiyorum canlarım. Çerçeve. " Çerçeve ne ifade edebilir ki amına koyim paranoyak mısın ? " paranoyak değilim de sen gerizekalı mısın güzel kardeşim biraz mantık yürüt. National Geographic'in , bizlere gösterdikleri şeyler sadece çerçevenin içindeki kısım. Yani onlar, bize sadece bilmemizi istedikleri şeyleri gösteriyorlar. Kısaca, onların belirledikleri pencereden hayata bakmamızı sağlıyorlar.
Bu bahsettiğim belgeseli sizlere sunayım öncelikle canlarım. Dünya : Bir gezegenin öyküsü alt yazılı bir şekilde izleyebilirsiniz. Tam 1.5 saat sürüyor belgeselimiz. Zamanınız varsa izlemenizi öneririm, izlemeseniz de kronolojik sırayla önemli bir kaç bilgi vereceğim. Başlığın altında, sadece bizi ilgilendiren kısımlardan sizlere bahsedeceğim canlarım. Bizi ilgilendiren kısım ise, belgesel niteliğinde bir videoda evrim teorisinin varlığının aşılanmaya çabalanmasıdır.
İçeriği incelemeden önce belgeseli genel olarak tanımlayım sizlere. Birçok tanım sırasında" evrildi - evrimleşti - evrim geçirdi " kalıpları oldukça sık kullanılıyor. Oluşumların hepsi rastlantısal olarak nitelendiriliyor. Aklı olan insan demez mi acaba " bu kadar rastlantı da fazla olmuyor mu amına koyim " bence der. Haliyle belgesellerde genellikle, ilahi bir varlığın yaratmasından bahsedilmez. Heleki bu belgesel Nat Geo ise bunun çağrışımı bile yapılmaz. Samanyolu'nda izlesek bu belgeseli , " Allahu Teala'nın yaratmış olduğu şu güzel varlığa bakarmısınız " gibi vaaz verirlerdi heralde amına koyim hehe.
Belgeseldeki animasyon ve anlatım şekli oldukça inandırıcı. İnsanları etkilemek için büyük bir etkisi var bunların. Ayrıca kaynak Nat Geo olduğu için, insanlar dogmatik bir şekilde yani sorgulamadan buna inanabiliyor. Neyseki şüpheci biriyim ki yaklaşımlarım farklı. Haliyle kandırılma olasılığım güçleşiyor bu nedenden dolayı. Konuşmaların arasına her zaman bilimsel bulgular katsan ve buna kanıtlar göstersen , konuyla bir şekilde bağdaştırıp doğruluğunu inandırabilirsin her şekilde. Bunu ayırt etmek için ince bir çizgiye dikkat etmek gerekiyor. Mesela, oksijeni ilk oluşturan canlıdan bahsederken sana doğru bir bilgi sunuyor ve kanıtları mevcut eyvallah , ama ardından hemen " evrimleşip " şu canlıya, bu canlıya, bitkiye, ota boka dönüştü diyerek asıl istediklerini bizlere empoze ediyorlar. Bu numarayı yememek imkansız. Bunu medya da yapar, Nat Geo'da yapar.
Dünyanın oluşumu ile ilgili belgesellerde genellikle buzul çağlarına oldukça değiniliyor. Belgeselleri izleyenler ise, " buzul çağı tekrardan olursa ne bok yiyeceğiz amına koyim " tepkisinde bulunuyor. " Yarından Sonra " filminin de konusu bu şekilde. Korkutmak, kitleyi yöneltmekte oldukça etkili bir silah. "Çevreyi kirletmeyin Küresel Isınma götümüzü sikecek " gibi bir söylev yerine , çeşitli görseller ve filmler kullanmak daha etkili oluyor haliyle. " Buzul çağı olmayacak, uyguladıkları sadece korku politikasıdır " demiyorum, ama insanların götlerine pardon gözlerine sokarmışçasına bu kadar şiddetli bir buzul çağının gösterilmesi , düşüncelerimden bağımsız bir şekilde çok anlamsız bir hal alıyor.
Belgeseli izlemeyen panpalarım için, belgeselde önemli bulduğum bilgileri de fazlasıyla sizlere sunacağım canlarım. Amına koduğumun belgeselinde , ayrıntıya girilmeden sadece bazı canlıların isimleri verilmiş. Kendimce birçok şey araştırdım bu yüzden. Türkçe dublaj halinde izlediğim için , söylenen canlı isimleri de pek anlaşılır değil haliyle. " tehtgrapoh karaya çıkan ilk canlıdır " gibi bir şey duyuyorum, ama asıl söylenen "tetrapod" oluyor amına koyim nasıl bir çelişkiyse hehe.
Belgeseldeki en önemli bazı bilgileri de sizlere sunma isteği kabardı içimde canlarım. Onlara da biraz özet geçeyim ki en azından konunun sizlere faydası dokunsun , bilgilenin.
Stromatolitler ( Algler ) , fotosentez yaparken sudaki kimyasalları ayrıştırarak oksijenin oluşmasını sağlamıştır. İlk olarak 3,5 ila 3,8 milyar yıl önce oluştukları sanılmaktadır. Oluştukları zamandan 2 milyar yıl boyunca gezegenin mutlak hakimi, en gelişmiş yaşam formuydular. Stromalitler, Kambriyen öncesi fosil kayıtlarını barındırırlan ancak günümüzde çok az sayıdadırlar. Batı Avustralya'da ki Shark Körfezi'nde bulunurlar.
Ozon, güneş ışınlarının yaydığı radyasyon ile oksijenin karışımından oluşmuştur.
Karaya ilk ayak basan canlıların " Tetrapodlar " olduğu söyleniyor belgeselimizde.
Timsahların atası gibi bir şey yani bu canlı. Ama bu canlı tasvir edilirken yapılan açıklama kayışı koparacak nitelikte. Karadaki tüm canlıların , tetrapodlardan evrildiği söyleniyor. He amına koyim he. Bilimsel konuşuyordunuz hani ? Şekilsiniz ya hıaaaamına. E be orospu çocuğu aklı olan bir insanın mantığı buna nasıl elverir? Bin bir çeşit dinozor, farklı farklı özellikleri ve görünüşleri ile nasıl bu şekilsiz yaratıktan evriliyor ? Süzgeçler, nasıl devasa ayaklara dönüşüyor ? Sik kadar kafa ve olmayan boyun, nasıl devasa bir şekilde uzuyor ?
Az önce bahsettiğim özellikleri yansıtan dinozor modeli.
Yukarıdaki capsteki canlının, böylesine bir canlıya dönüşmesinin "sözde mantıklı" açıklaması evrim mi amına koyim ?
Meşhuuur Before & After karşılaştırmaları var ya hani. Yapalım bakalım inandırıcı olacak mı.
Yok amına koyim kimse yemez bunu.
Aslında Jessica Simpson da evrim geçirmiş amına koyim bu da inandırıcı gelmiyor hehe.
Şaka bir yana, verdiğim dinozor örneğiyle evrimi tanımlamaya kalkarsan seni oracıkta sikerler. Ama bunu Nat Geo yaparsa, herkes inanır ve " evrim cidden varmış beee " " Evrim Akın'a bak oyhş " triplerine girer. Dogmalara sadece dinde yer verilmiyor ne yazık ki. Böylesine taşaklı olarak görünen kaynakların da her söylediğine kuşkusuz inanıyor herkes. O yüzden şüpheci yaklaşımlarda bulunmanın faydaları vardır. En azından, doğru bilgiye ulaşmanın mümkünatı artar.
Neyse kronolojik olarak ilerleyelim belgeselimizde.
Meksika körfezine düşen meteor ve bazalt selleri dinozorların sonunu getiriyor.
Bu sıralarda sunucu abimiz, " dünyanın yaratıcısı coğrafi aktivitelerdir " gibisinden bir şeyler zırvalıyor. İşin dinsel boyutu haliyle bizleri ilgilendirmiyor. Ama belgesel, bu tipte bir yönlendirmede bulunuyor bizlere. Belgeseli izlerken söylenenlere aşırı takılmıyor izleyen kitle. O sırada bu söyleneni, belirgin bir şekilde algılayamıyoruz. O zaman sıkıntı oluşuyor, bilinçaltı giriyor devreye.
Yeraltında yaşayan küçük memeli canlılar bu felaketlerden sağ çıkıyor.
Buyrun bahsı geçen o memeli canlılar. Yine evrilme muhabbeti dönmeye başlıyor.
Maymundan geldik muhabbetine geldi sıra.
Her şeyin temeli olarak gösterilen , Darwinius Masillae. Seslendiren abimiz hemen bilimsel kayıtlardan bahsediyor bizlere bu sırada tabi. Neymiş efendim " fosil kayıtları, maymunların, şempanzelerin hatta insanların bu canlıdan evrildiğini söylüyor. " efenim duyamadım ? " fosil kayıtları, maymunların, şempanzelerin hatta insanların bu canlıdan evrildiğini söylüyor. " Bi siktir git gözünü seveyim. Dinozorlar için yaptığımız Before&After karşılaştırmasını bir de bunun için yapalım.
Yapmış olduğumuz Before&After karşılaştırmasına göre, evrim teorisini çürütmüş oluyoruz hehe. Ayrıca dikkatinizi çekerim Lima ablamız sol memesine sing yaptı oyhş hehe.
Bizi ilgilendiren kısımlar bitti canlarım. Belgeselimizin sonunda, seslendiren abimiz bakın ne diyor, " ... dünyamız en azından 4.5 milyar yıl daha yaşayacak. Daha fazla merak , daha fazla terör (?) dünyamızı şekillendirecek " ve ekliyor " dünyamızın gelecek hikayesi hâlâ yazılıyor ".
Silkelenin bakalım açıklayalım şu iki cümleyi. Oradaki terörün anlamı ne amına koyim ? Ne gibi bir mesaj vermek istiyor olabilir ki? Tanımı, terör yerine başka kelimelerle daha açık ve net yapabilirdi. Bu kelimeyi seçmeleri bana pek tesadüf gibi gelmedi. Dünyanın terör ile şekillendirileceğine dair bir vurgu yapılıyor.
İkinci cümlemize geçelim. Bu ne amına koyim dil anlatım dersine döndü başlık hehe. "Dünyamızın gelecek hikayesi hâlâ yazılıyor " hani Samanyolu'nda belgesel örneği vermiştim ya dinsel betimlemeler ile, işte o kanaldaki belgeselde böyle bir cümle geçse hiç takılmazdım. Ama dini bir obje olmadan böylesine tanım yapılması bana sembolik geldi. Hele ki, yapılan o terör vurgusundan sonra daha çok anlam kazandı bu düşüncem. İki cümleyi birleştirelim bakalım ne çıkacak ortaya.
Dünyamız, terör ( kaos ) ile şekillenecek ve bu bir kurgu olacak ( belirli kesimler tarafından planlanacak anlamında ).
Gördüğümü söylüyorum canlarım. Paranoyak , komplo teorisyeni gibi yaklaşımlarda bulunmadan önce verdiğim belgeselin linkine tıklayın, tam olarak 1:30:39 süresinden itibaren söylenenler, benim son değindiklerimdir. Götümden uydurmuyorum , gördüklerimi sunuyorum sizlere.
Ateist panpalarım her zamanki gibi , evrim teorisini savunacaktır büyük bir ihtimalle. Sizlere bu kadar kanıt sundum ki böylesine sikindirik bir teoriyi gelipte bana savunmayın lütfen. Tavuk mu yumurtadan yoksa yumurta mı tavuktan çıkar düşüncesine kafa yorun daha iyidir amına koyim. En azından mantık çerçevesinde.
Özet: Ateistler hadi bunu da açıklayın hehe.







